Tavla, karşılıklı 12’şer haneden oluşan bir tahtada iki farklı renkte 15’er adet pul ve zarlar ile iki kişinin karşılıklı oynadığı bir oyundur. Yapılan arkeolojik çalışmalarda tavlanın dünyanın en eski oyunlarından biri olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan kazılarda kemikten pullar ve zarlar ortaya çıkmıştır.

Tavlanın tarihi bilindiği kadarıyla İran şahının baş veziri Büzur Mehir tarafından bulunup geliştirilerek bugünkü halini almıştır. Tavla’nın hikayesi şu şekilde bilinir;Hint imparatoru Satranç oyununu bir elçiyle İran şahı Nevşiyan’a gönderir. Oyunun yanında da bir mektup yollar. Mektupta oyunun kuralı yazmaz. Mektupta şunlar yazmaktadır;

Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa,
Oyunu o kazanır!
İşte hayat budur…

Büzur Mehir 14 günde tasarladığı oyunu şah Nevşiyan’a sunar ve Hint imparatoruna gönderilmek üzere bir mektup yazılır.

Evet,
Kim daha çok düşünüyor,
Kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa,
Oyunu o kazanır.
Ama hayat biraz da şanstır!
İşte hayat budur…

 

Günümüzde tavla dünyada yaygın bir şekilde oynanmaktadır. Modern Tavla kuralları ile dünyada bir çok kulüp kurularak büyük organizasyonlar düzenlenmektedir. Analiz programları ve çeşitli dijital ekipmanlar ile teknoloji desteği alarak da oyuncular daha bilimsel ve analitik şekilde bu oyunu oynamaya başlamışlardır.

Oyunda bir adet tavla 1 yılı simgeler. Tavlanın içerisindeki karşılıklı 6’şar hane yılın 12 ayını; 4 köşesi 4 mevsimi; pulların toplam sayısı bir ayın 30 gününü; pulların karşılıklı iki ayrı renk olması gece ve gündüzü; toplam 24 hane ise günün 24 saatini simgelemektedir.

Tavla dili

1: yek                     1-1: hepyek                      5-3: penç ü se
2: dü                       3-1: se yek                      5-5: dübeş
3: se                       3-3: düse                         6-6: düşeş
4: cihar                   3-2: sebayi dü
5: penç                   6-2: şeş ü dü
6: şeş                     5-2: penç ü dü