Paylaş
Ahmet Ümit’in unutulmaz karakteri Başkomser Nevzat bu kitap ile bir kere daha sahneye çıkıyor. Ahmet Ümit, Başkomser Nevzat karakterini ilk olarak 1990 yılında ortaya çıkarmıştır. Eski bir otomobili olan, Balat’ta oturan Başkomser Nevzat şuan Rum Evgenia ile birliktedir. Yazarın bir çok romanının ana karakteri haline gelmiştir.
Başkomser Nevzat’ın yeni macerasında ülkenin sosyal gündeminde olan konuların tamamı var desek yalan söylemiş olmayız. Seri katil, çocuk tacizi, mülteci meselesi ve bunlar gibi yurtta gerçekleşen bir çok olay bulunmakta.
Şöyle bir alıntı yapayım: “Bir seri katile, eğer çocuk tacizcilerini öldürüyorsa sempati duyar mısınız? Bir çocuk tacizcisi, eğer kendisi de çocukluğunda tacize uğramışsa acımayı hak eder mi yoksa onu yok mu etmeliyiz? Suriyeli göçmenler gerçekten bu ülkede zor koşullarda mı yaşıyor yoksa bir kısmı bu durumu kullanıyor mu? Kötüleri öldürerek adalet dağıtılabilir mi?” bu sorular eşliğinde ilerliyor kitap.
Genel olarak hikayeden bahsedecek olursam, Ahmet Ümit, Kırlangıç Çığlığı kitabında, çocuk tacizcilerine yaptıklarının bedelini ödetmek isteyen bir seri katili ele alıyor. Başkomiser Nevzat bu macerada çok zor bilmecelerle karşılaşıyor. 2012 yılında 12 seri cinayet işleyen Körebe adlı bir seri katil, çocuk tacizcilerini öldürmüş ancak yakalanamamıştır. 2017 yılında bu cinayetler tekrar etmeye başlar.
Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen 
dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuşızların 
içinde pelteleşen dilleri gördüm.
Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır. 
Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, 
alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim. 
Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim. 
Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan.
İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim. 
Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle 
birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar.
İşte bu yüzden geri döndüm…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here