Paylaş

Dünya’nın en değerli teknoloji firması Apple’ın yıllardır beklenen yeni ürünü Apple Watch, artık tüm seçenekleri ile Türkiye’de satışa çıktı. En hesaplı fiyatlarsa Apple’ın kendi sitesinde değil ePttAVM‘de. Peki, Apple’ın Steve Jobs’ın ölümünden sonra piyasaya çıkarttığı ilk yeni ürün nasıl?

Öncelikle Apple Watch fotoğraflarda göründüğünden çok çok daha güzel. Teknolojik bir oyuncaktan öte gerçekten kaliteli bir saat havasını çok güzel vermişler. Kutusu bir iPhone kutusunu andırsa da aslında pahalı bir saat kutusuna daha çok benziyor. Kalın karton kılıfını açtıktan sonra içeride güderi kaplı çok şık bir plastik kutu daha var, altındaysa şarj kablosu ve kullanım kılavuzları yer alıyor:

Apple’ın kullanıcı deneyimi ambalajın açılış aşamasında başlar. Hatta California’daki merkezlerinde ambalajların açılış deneyimini kusursuzlaştırmak için özel bir departmanları bulunuyormuş. Ambalaj açma merasimini özel bulanlar Apple Watch’ı ilk defa kutusundan çıkartırken tabiri caizse mest olacak ☺ Şimdiye kadar yaptıkları en özel ambalaj deneyimini yapmışlar. Burada detaylarını anlatıp sürprizi bozmak istemiyorum, hatta mümkünse sakın “Apple Watch inceleme videosu” tarzı şeyler izleyip sürprizi bozmayın.

Saatin kendisine gelince: Apple Watch şu an piyasada olan en kaliteli smartwatch unvanını fazlasıyla hak ediyor. Malzeme kalitesi, işçiliği, detaylara verilen önem ve ağırlığı ile verilen parayı hak ettiğini söyleyebilirim. Ofiste bir arkadaşın Motorola Moto360 Android akıllı saati var, onu Apple Watch’ın yanına koyduğunuz zaman McDonalds çocuk menüsünden çıkan plastik oyuncaklar gibi duruyor, aradaki kalite farkı o denli bariz ☺ Gerçi bizim incelediğimiz paslanmaz çelik kasa ve safir kristal camlı olan modeli, en ucuz model olan Sport’ta aynı hissiyat var mı bilemeyeceğim.

Apple Watch ile ilgili benim ilk dikkatimi çeken saatin boyutu oldu. Alet fotoğraflarda göründüğünden çok daha küçük ve kompakt! En büyük boyu olan 42mm ‘lik kasa bile şahsen benim diğer saatlerimin yanında ufak kalıyor. Erkeklerde büyük saat epeydir moda olmasına rağmen neden böyle bir seçim yapmışlar anlamadım.

Peki, gelelim kritik soruya: “Apple Watch güzel mi?”

Bu sorununun cevabı tamamen beklentilerinize bağlı; Eğer iPhone gibi hayatınızı değiştirecek teknolojik bir ürün bekliyorsanız güzel değil.

Bir kere pil ömrünü uzatmak için işlem gücünü zayıf tutmuşlar. Saatin uygulamaları iPhone üzerinde çalışıp Bluetooth ile saate aktarılıyor. O yüzden uygulamaları açtığınızda uzun bir süre telefonunuzdan veri aktarımını bekliyorsunuz:

Ayrıca uygulamaların animasyonları vs. çoğu zaman kasılarak çalışıyor. Saate bakacak gibi bileğinizi kaldırdığınızda yanması gereken ekran bazen 1–2 saniye gecikmeli açılıyor. Uzun lafın kısası cihazın ciddi bir performans sıkıntısı var. Bu sıkıntı Apple’ın kendi geliştirdiği uygulamalarda fazla belli olmasa da 3. parti yazılımlarda ciddi anlamda sıkıntılar var.

Saatin altında 2 led lamba ve 2 adet sensör bulunuyor ve bunların tek fonksiyonu nabzınızı ölçmek. Apple Watch her 10 dakikada bir otomatik olarak nabzınızı ölçüp HealthKit uygulamasına kaydediyor. Aslında güzel bir özellik, gün içerisinde ortalama nabzınızı görüp ne kadar sağlıklı olduğunuzu dataya dökebilmek hoş.

Öncelikle birden fazla saat arayüz tasarımından birini seçerek saatin genel havasını belirleyebiliyorsunuz. Apple Watch’ta kullanılan Retina Amoled ekranın çözünürlüğü ve renkleri çok başarılı, diğer akıllı saatlere bu alanda ciddi fark atıyor. Bu saat tasarımlarını da dilediğiniz bilgileri gösterecek şekilde özelleştirmeniz mümkün. Örneğin benim saat arayüzüm aynı zamanda o gün yaktığım kaloriyi, döviz kurlarını, hava durumunu ve pil durumunu gösteriyor. Bileğinize tek bir bakışta tüm bu bilgileri görebilmek bence çok kullanışlı.

iPhone’unuzun ekranı kapalıyken telefonunuza gelen uyarılar telefon yerine saatinizde gösteriliyor. Örneğin iPhone cebinizdeyken bir mesaj aldığınızda saat retro bir daktilo sesi çıkartarak sizi uyarıyor. Sesin yanı sıra Taptic engine titreyerek bildiriyi hissetmenizi sağlıyor. Bana sorarsanız zaten saatin en ilginç özelliği taptic engine. Çünkü saat bir telefon gibi titremiyor, onun yerine kolunuza biri işaret parmağıyla tıklamış gibi hissetiriyor. Böylece önemli bldirileri telefonunuzu çıkartmadan görüp gerekirse aksiyon alabiliyorsunuz. Araba kullanırken, spor yaparken, ya da sokakta eliniz dolu yürürken son derece kullanışlı bir durum.

Özetle Apple Watch bir iPhone ya da iPad kadar elzem bir cihaz değil. Olmazsa olmaz değil yani. Teknolojik olarakta pek çok konuda zayıf notu hak ediyor. Bu en azından 1. nesil Watch için böyle, 2. ve 3. modellerde Apple saati çok daha kullanışlı hale getirecektir.

Öte yandan saat olarak ele alırsanız çok güzel bir saat. Kol saatinin nihai özelliği olan saat ve tarihi gösterme işini çok güzel yapıyor. Aynı zamanda aksesuar olarak da kolunuzda çok şık duruyor. Sadece saati göstermenin yanı sıra önemli bulduğunuz diğer bilgileri de bir bakışta okumanızı sağladığı gibi haberdar olmanız gereken uyarıları telefonunuzu çıkartmadan gösterebiliyor. Eğer benim gibi spora düşkün bir insansanız bir kolunuzda saat diğer kolunuzda akıllı bileklik takmanıza gerek kalmadan tüm aktivite takibinizi saatinizden yapmanızı da sağlıyor.

Sonuç olarak Apple Watch’u ille almam gerek diyorsanız incelediğimiz gibi pahalı modellerden değil, en ucuz olan Sport modelinden alın. Çünkü yine 2. ve 3. modelleri piyasaya sürüldüğünde ortaya çok daha anlamlı bir ürün çıkacağından eminiz. Büyük paraları o zaman harcarsınız…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here